Karakterler Değil, Biz Değiştik: Behzat Ç. Ne Anlatıyor Aslında?

Bir dönem ekranlara kilitlendik. Her bölümde Ankara’nın sokaklarında, gri tonlarında, alkol kokan masalarda dolaştık. Behzat Ç., sadece bir polisiye dizisi değildi. Bizim ruh halimizdi. Kimi zaman öfkemizdi, bazen çaresizliğimizdi.
Yıllar sonra birçoğumuz yeniden izlemeye kalktı… ama aynı tadı almadık. Çünkü aslında karakterler değil, biz değiştik. Hayat, umut, adalet ve hatta dostluk kavramı bambaşka bir şeye dönüştü. Bu yazıda sadece diziyi değil, kendimizi de konuşacağız.
Behzat Ç. Kısaca Ne Anlatıyordu?
Ankara Cinayet Büro’da görevli bir başkomiser: Behzat Ç. Kurallara uymayan, lafını sakınmayan, sistemle kavga eden bir adam. Ekibiyle birlikte cinayetleri çözüyorlar, ama asıl mesele o cinayetler değil…
Sistemin nasıl çürüdüğü, adaletin nasıl çarpıtıldığı ve insanların nasıl yok sayıldığı.
Karakterler Değişmedi, Ama Biz?
Behzat hâlâ içiyor. Harun hâlâ saf. Hayalet hâlâ suskun. Akbaba hâlâ bakıyor ama bir şey demiyor.
Değişen onlar değil…
Belki biz artık:
-
Adalete o kadar inanmıyoruz
-
Direnişe gücümüz yok
-
Kırılganlığımızı saklayamıyoruz
-
Kırıldığımızda Behzat gibi susmuyor, kaçıyoruz
Belki de eskiden bu karakterleri “kendimize yakın” bulurken, şimdi “bizi yansıttığını” fark ettik.
Bu Dizi Neden Bu Kadar Derine İşledi?
Sebep | Etkisi |
---|---|
Diyalogların doğallığı | Her şey gerçek gibiydi, çünkü abartı yoktu |
Ankara atmosferi | İstanbul romantizmine karşı gri bir isyan |
Politik alt metin | Ne söylüyorsa açıkça değil, bir kenardan sızarak söylüyordu |
Yalnızlık teması | Her karakter aslında ayrı bir travmaydı |
Yeniden İzleyince Aynı Etkiyi Bırakmıyor Çünkü…
-
O dönemin ruhu yok: Gezi öncesi baskı dönemi, yeni yeni uyanan öfke hissi vardı
-
Toplum daha naifti: Her şey bu kadar hızlı değildi, herkes bu kadar yorgun değildi
-
Televizyon izleme alışkanlığı değişti: Şimdi Netflix var, binge var, sabır az
Ne Anlatıyor Aslında?
Adalet, bir devlet meselesi değil; bir vicdan meselesi.
Behzat Ç., “adam öldü ama dosya kapandı” dizisi değil. “Katili bulduk” değil. “Sistem, adamı zaten öldürmüştü” dizisi.
Bazı insanlar yaşıyordu ama aslında ölüydü. Bazı insanlar ölüyordu ama geride bir adalet bırakıyordu.
Final Yorum
Behzat Ç., hâlâ aynı.
Ama biz, artık başka bir dünyadayız.
O yüzden bu diziyi izlemek, nostalji değil; bir aynalama.
O dönem neye inandığımızı, şimdi neyi kaybettiğimizi gösteriyor.
Hayır. Ama çok fazla kişi onun gerçek olduğunu sandı çünkü karakter çok gerçekçi yazıldı.
Tamamı Ankara’da çekilmiştir. Ankara atmosferi özellikle kasıtlı olarak seçilmiştir.
Çünkü dizi, bir dönemin ruhunu, öfkesini ve kırılganlığını sansürsüz yansıttı. İzleyici kendini buldu.
Hiç böyle düşünmemiştim :d